Dün takvimler 19 Mayıs 2009 tarihini gösteriyordu.
Bizim için 19 Mayıs ne anlama geliyor?
Sadece tarihleri ezberleyerek onun içerdiği anlamı kavramak mümkün mü?
90 yıl öncesine gidelim bakalım neler olmuş ülkemizde?
Birlikte kısaca bir göz atalım:
15 Mayıs 1919 da Yunanlılar İzmir'e asker çıkardılar.
Yunan askerleri Rumların çılgın sevinç ve alkışlarıyla karşılandılar.
Yunan işgaline karşı ilk hareket İzmir Türk Ocağı'nda toplanan gençlik kitlesinde görüldü.
İzmir savunulacak asla Yunanlılara teslim edilmeyecekti.
Bir Türk gencinin attığı kurşun Yunanlıları harekete geçirdi.
İzmir halkı topyekûn bir direniş başlattı.
Yunanlı askerler İzmir halkına yapmadığını bırakmadı.
Bu olaylar İstanbul ve Anadolu'da da büyük tepkilere sebep oldu.
Bu olayın doğurduğu acıyı ruhunun ta derinliklerinden duyan Türk milleti kurtuluşu
silaha sarılmakta buldu.
Bu arada İstanbul, Mondros Ateşkesinden sonra 13 Kasım 1918'den bu yana İtilaf Devletlerinin işgali altında.
İşgal altındaki İstanbul’dan 16 Mayıs 1919 günü Mustafa Kemal Samsun'a hareket eder.
19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkar.
Kurtuluş Savaşı'nın ilk hamlesi başlamıştır artık.
Halkla birlikte harekete geçmek için başlıca şehirlerde toplantılar, kongreler yapar.
Amasya'da 22 Haziran 1919 da bir tamim yayınlanır.
Sonra sırasıyla 23 Temmuz–7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi,
ardından 4–11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi yapılır.
23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır.
Ancak Anadolu'da kan ve gözyaşı akmaya devam etmektedir.
Kan ve gözyaşından maalesef Bursa’da nasibini almış 8 Temmuz 1920 de Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir.
Bu durum yurdun her köşesinde olduğu gibi Meclis’te de büyük üzüntüye sebep oldu.
Bu üzüntüyü bütün bir millet yüreğinde hissediyordu.
Bunu göstermek için 10 Temmuz 1920 günü TBMM kürsüsü siyah bir örtü ile örtüldü.
2 Yıl 2 ay boyunca TBMM kürsüsünün üzerine serilen siyah örtü, BÜYÜK ZAFER’İN
30 Ağustos 1922 de kazanılmasını müteakip 6 Eylül 1922 tarihinde kaldırıldı.
Yerine de yeşil bir örtü serildi.
Nihayetinde Yeni Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 tarihinde kuruldu.
Evet.
Dün 19 Mayıs 2009 gününü Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutladık.
19 Mayıs 1919 'un üzerinden tam 90 yıl geçti.
O günleri yaşayanlar artık neredeyse kimse kalmadı.
Atatürk Gençliğe verdiği değeri "cumhuriyeti gençliğe emanet ederek" de göstermiş.
Bizler bugün, gençliğe gereken önem ve değeri verebiliyor muyuz?
Yukarıda saydığımız tarihlerde yaşanan olayların ne anlama geldiğini öğretebildik mi?
Cevaplarımız "evet" ise mesele yok.
Eğer "hayır" ise oturup biraz düşünelim.
Peygamberimiz bizlerden "ihtiyarlamadan önce gençliğimizin kıymetini bilmemizi" istemiştir.İnsanlar gençlik yıllarının değerini yaşlanmadan önce bilmekle sorumlu tutulurken;
milletler "gençlerinin kıymetini bilmekten" sorumlu tutulmamışlar mıdır?
Sözlerimi Atatürk'ün Aşağıdaki sözleriyle bitiriyorum:”Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. "