Yenişehir kökeniyle hemşerim olur kendisi.
Aşağıda kendisiyle yaşadığım bir olayı anlatacağım.
***
Yıl 1990.
Rahmetli Erdoğan Şahinoğlu Bursa valisi…
İlhan Aşkın, Bursa milletvekili olarak popüler siyasi grup içinde.
Ferruh Ulukardeşler Güney Marmara Turistik İşletmeler ve Otelciler Birliği (GÜMTO ) başkanı.
Asteğmen olarak yaptığım askerlik sonrası dönüş yıllarım…
Çok büyük tecrübeler kapısı önümde.
İçeri girdim.
***
“2000 yılında Hıristiyanlık İnanç Turizmi ve İznik” konulu makalem Bursa Hakimiyet gazetesinde açık adımla yayınlandı.
O günlerde yeni tanıştığımız ve fahri olarak danışmanlığını yaptığım Ferruh Ulukardeşler’le İstanbul seyahatimiz oldu.
İstanbul da yapılan TUSEK (Turizm Sektör Konseyi) çalışmalarına katıldık.
En üst seviyede yapılan bu toplantı grubunun bir yerinde Ferruh Bey, İnanç Turizmi projemi kendi düşüncesiymiş gibi sunuş yapmış.
O günlerde Turizm Dünyası dergisinde yayınlanınca haberim oldu.
Üzüldüm.
***
Çünkü…
Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm İşletmeciliğinden (1984) lisans mezunlarından biriyim.
İstanbul Üniversitesi Turizm Ekonomisi alanında yaptığım Mastır (1988) ise Bilim Uzmanlığı unvanımın gerekçesi.
Sektörel gelişmeyi gerek akademik gerekse mesleki bakımdan sürekli inceliyorum.
Doğaldır ki ihtiyaç duyan insanlar, benim gibilerin düşüncelerinden yararlanacaklar.
Ama bu işlerde küçük düşmemenin de kuralı belli!!!
Size ait olmayan yayınlanmış düşünceleri sahibine bırakacaksınız.
Yaratıcı insanlara saygı duyup kaynak olarak göstereceksiniz.
Sonuçta bu noktaya gelindi.
O da üzüldü.
***
Vali bey çağırdı konuştuk.
Çok önemli bir çalışma yaptığımı ve bu projemi devlete sunmak istediğini söyledi.
Yetmiş beş sayfalık “2000 Yılında Hıristiyanlık İnanç Turizmi ve Türkiye” konulu çalışmamı resmi yollardan sundum.
Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık, Meslek örgütleri, Mehmet Ali Birand, Uğur Dündar, Zafer Mutlu, Birleşmiş Milletler Unesco ve Nato Genel Sekreterliğine çalışmalarımı aynı zamanlı olarak gönderdim.
Çankaya’da Devlet Denetleme Kurulunda brifing dahil, güvenlik kurumları, akademik ortamlar, meslek örgütleri ve özel ortamlarda yüzlerce konuşmalar yaptım.
Dört kitabımın yayınlandığı İnanç Turizmi projem yaşamımın merkezini oluşturdu.
Acı, tatlı tecrübelerim bir kaç romanla bitmeyecek kadar çoğaldı.
***
O günlerde…
Milletvekili İlhan Aşkın’ın çarşıda bulunan tekstil firmasında görüştük.
“Ben Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmam, ne demekmiş İnanç Turizmi?” demişti.
Hararetle anlatmaya çalıştığım konuyla ilgili olarak İlhan Bey’in tavrı böyleydi.
Turgut Özal’a gönderdiğim çalışmalarımı söyleyemedim bile kendisine.
Özallı yıllarda yaşanan büyük dalgalarda iki türlü siyasetçi algısı ortaya çıktı.
İki dalga arasında Adnan Kahveci gibi zirvedekiler ve çukurdakiler.
İlhan bey, şimdi Anavatan’dan başkan adayıymış.
Kazanabilir mi sizce?