Hiç merak ettiniz mi, başkan, vekil, meclis üyesi olamayan üyeler nasıl “siyaset” ederler ? Liste dışı olmak mutlaka birşeyin dışında kalmak mıdır?
Geçenlerde meclis üyeliğini hem denge hemde denklem açısından hak ettiğini düşündüğüm bir dostum, gülümseyerek “denge ve denklem açısından bizim uygun görülmediğimiz bilgisi nezaket kuralı içinde bize söylendi” deyince; şaşırdım.
Eğer meclis üyeliği şehir parlementosunda temsil makamı ise; denge dediğiniz şey; oy ve destek dengesidir. Demografik yapı, lobiler haritası devrede demektir.
Meclis üyesi olmak, şehir yönetiminin yürütme organında görev almaksa eğer; denklemden kasıt, siyasetçi-bürokrat ve teşkilat şemasının devreye girmesi demektir.
O zaman gözardı ettiğimiz bir incelik var; dikkatimiz seçilecek olanlardaki özelliklerde yoğunlaşırken; gerçekte “seçecek” olanlardaki özellikler unutuluyor.
Meclis üyeleri “kontenjan” ve “kredi” yöntemiyle tartışılmaya açık olan son hale getiriliyor. Başkanın kontenjanı, vekiller, teşkilat ve Ankara arasında kredilendirilen liste.
Ben bir başkanların birde “takım” hükmündeki meclis üyelerinin “sondakika” değişiklik kapsamına girebileceğine hem inanmadım hem de hasbelkadar tanık olmadım.
Seçim startının kesinleşmiş meclis üyeleri listesi üzerinden yürütüleceğini biliyoruz. Özellikle Yıldırım ve Nilüfer ilçesinde başkanlardan çok meclis üyelerinin partiyi başarıya çıkaracağını iddia edebilirim.
Parti rüzgarı ile başkan arasındaki açığı meclis üyeleri kapatacaktır. Seçmenle birebir ve gece gündüz çalışacak meclis üyelerini doğru seçen parti genel seçimdelerdeki oy potansiyelini önceki seçime oranla artıracak ve belediye meclisindeki ağırlığını artıracaktır.
Özellikle İktidar partisinin ilan edeceği meclis üyesi listesi kamuoyunu çok ciddi meşgul edecektir. Çünkü beklendiği ve bilindiği gibi değişim ve yeni yüz konusunda yüzdelik oranı yüksek bir liste çıkacak karşımıza.
Partilerin siyaset ve vizyon çapı meclis üyeleirndekilelrle doğru orantılıdır. Bekliyoruz.