İnsanın “kişilik” sahibi olması ve “dünya görüşü” edinimi önemlidir. İnsanı “birey” ve “şahsiyet” sahibi yapan da budur.
Türkiye’nin ve hatta modern dünyanın en büyük krizi, insanların kişilik ve dünya görüşü sahibi olmaktan uzaklaşması.Milli Görüş, bu sebeple önemli. Ancak kişilik ve dünya görüşü sahibi olmak “sivil” ve “resmi” alanda başarılı olmak, çözüm adresi olmak için yeterli değil.
Türkiye insanı “sivil toplum” ve “siyaset etmek” noktasında “gelişmekte olan bireyler” topluluğu. Bunun en büyük delili, her konuşmada konu hakkında değil, sahibi olduğumuz dünya görüşünün ezberlerini tekrar etmiş olmamızdır.
Saadet Partisi, dünya görüşü / Milli görüş ekseninde “sivil toplum örgütü” gibi davranıyor. Teşkilat cemaat olmaktan çıkıp bir sivil örgüte dönmüş durumda. Özellikle Numan Kurtulmuş başkanlığında bu değişim artacaktır. Fakat bir “parti” gibi davranmakta temkinli. Çünkü Milli görüş, partileştikçe dağılacağına inanan bir örgütlenme karakterine sahip. “Profesyonellik bizi bozar” endişesi gizli refleks olarak var.
Ayhan Özbek’in Ak Partiye geçip aday olması beklentisine Ayhan bey’in prim vermeme nedeni de bu. Ayhan bey “profesyonel” olmak istemiyor. İnandığı şeyi yapan, tutarlı bir halk adamı olmak istiyor. Bunu kişilik ve dünya görüşü sahibi olmanın gereği sayıyor. Bu bir “niyet” okuması değil; bir durum tespiti.
Yerel seçimlerdeki adayların çoğu neredeyse başka siyasi partide ömür geçirmiş insanlar. Siyaset etmeyi “profesyonel meşguliyet” olarak gören arkadaşlar. Bu sebeple partilerin genel seçimlerdeki yüzdeliğini alacaklardır en fazla. Aday oldukları partiye “kıl payı” kadar katkıları olmayacaktır. Çünkü bu sefer partiler aday seçimlerinde bile profesyonel davranmamışlardır. Hikmet Şahin bey’in adaylığı bile bu anlamda istisna değildir.
Saadet Partisinin Yıldırım adayı Ayhan Özbek önceki seçimde aldığı oy oranını artırarak kendisiyle yarışacaktır. Özgen Keskin bey’e olan tepki oyları onun başarısı için yeterli olmayacaktır. Çünkü Ayhan bey’in rakibi Ak Partidir ve Saadet rüzgarı bir parti gibi değil, sivil örgüt gibi esmektedir.
Ayhan Özbek bir “profesyonel” gibi davranacaksa; dikkatini Özgen beye değil Cüneyt Karlık’a vermelidir. Çünkü ikisinin oy bölmesi sadece Ak Partiye yarayacaktır. Ak Parti Yıldırımda sadece oy kaybedecektir. Oy bölünmesinin en büyük stratejik dalga kranı ise meclis üyelerindeki aday listesidir.
Saadet Partisi meclis üyeleri seçiminde “profesyonel liste” hazırlarsa; koalisyon meclisine doğru yol aldırır. Değilse Ayhan bey, gönüllerin adayı olmaya devam eder.